|
Önce düştüğümde kalkmayı, sonra
aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi
öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!
Acı ve hüzün bir yıldız kadar
uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek,
gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun...
Bir an buruk bir acı saplanırsa
yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli
gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni
Gençliğine güvenip erken derken
belki elveda bile diyemezsin giderken.
Bulutlara yükledim hasretimi,
rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla
küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?
Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak
gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar
kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için,
sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını
yağmur olup silebilmek iÇİN
Eğer gökyüzü bir parça kağıt,
deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı
yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki...
Biliyorsun her gökkuşağının
bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim
geçenlerde sende bitti... En değerli hazinemsin benim, canımsın.
Bazı rüyalar diğerlerinden çok
uzun sürer. Bazıları da çok çok güzel. Benim en uzun ve en güzel
rüyam şu an bu mesajı okuyor.
Hasret kapımda nöbetler tutuyor.
Sevgilim uzak bir şehirde gözlerim onu arıyor...
Bir kuş olup gitsem, aşsam şu
enginleri, varsam senin yanına. Öpsem doyasıya, koklasam seni...
En güzel yarınlar senin olsun,
sen buna layıksın ömrün mutluluklarla dolsun. Eğer gün gelir de
sen beni unutursan, inan ki tatlım canın sağolsun.
Bugün yeni bir meyhane keşfettim
mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya
meyhanedeyim ya da tam karşısında.
Bugün yeni bir meyhane keşfettim
mezarlığın karşısında. Bir gün beni arar da bulamazsan ya
meyhanedeyim ya da tam karşısında.
|